202004.11
0

İşçinin İşi ile İlgili Eleştiri Hakkı (Yargıtay 9.HD.)

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi (İşçinin Yapmakta Olduğu İşe Karşı Eleştiri Hakkı) gereği görüşüldü:

T.C YARGITAY  7.Hukuk Dairesi 29.09.2016, 2016/ 5892 E., 2016 / 15282K.

Davacı vekili, davacıya hiçbir savunma hakkı tanınmadan ve doğru düzgün bir bilgilendirme yapılmadan sadece facebook hesabından yaptığı bir paylaşım nedeni ile işten çıkarıldığını, kendisine sunulan evrakları imzalaması gerektiğini, aksi taktirde hiçbir hakkının verilmeyeceğini, ihbar ve kıdem tazminatının da kendisine ayrıca ödeneceğini, imza atmaz ise onları da alamayacağının bildirildiğini, yapılan baskı ve zorlamalar etkisinde kalan müvekkilinin evraklarda bulunan hususları okumaya dahi fırsat verilmeden evrakları imzalamak zorunda kaldığını, davacının tazminatsız olarak işten atıldığını, imzalatılan belgenin ibraname olduğunu sonradan öğrendiğini, davacının …. paylaştığı … adlı program vasıtasıyla çıkarılmış gerçek bir fotoğraf olduğunu, amacının Anayasal haklar çerçevesinde ve eleştiri sınırları içerisinde işverence yapılan eylemin uygunsuzluğuna dikkat çekmek olduğunu belirterek iş akdinin geçersiz olarak feshedildiğinin tespitine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir. 

Davalı vekili, davacının internet ortamında ağaç katliamı yazarak yaptığı paylaşım nedeniyle iş akdinin İK 25/II- b ve d bentleri uyarınca feshedildiğini, davacının paylaşımda kendi ismini saklamadığı gibi açıkça şirketin ismine de yer verdiği, bu durumun asılsız ihbar ve isnat niteliğinde olup işverene sataşma haline uyduğu, keza işverenin şeref ve namusuna dokunacak nitelikte haysiyet kırıcı sözler olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının facebook ve instagram sayfalarında davalıya ait olan işyerinin uydudan çekilmiş fotoğraflarını paylaşıp altına adım adım ağaç katliamı diyerek yorum yazdığı, fotoğrafa konu yerin orman arazisi olması ve salt davalıya ait işyerinin fotoğraflarının paylaşım yapılmasının dahi yapılan eylemin eleştirisel nitelikte olmadığını ortaya koyduğu, davacının paylaştığı paylaşım ile işvereni aleyhine asılsız isnadlarda bulunduğu bu hali ile davalının yapmış olduğu feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 

Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı ve/veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir. 

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 

İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

Dosya içeriğinden, davacının sosyal medyada yaptığı paylaşımdaki fotoğrafların herkes tarafından ulaşılabilecek nitelikte internetten Google … adlı program vasıtasıyla indirilmiş fotoğraflar olduğu görülmektedir. Davacı, paylaşıma “adım adım ağaç katliamı, ağaç katliamına son, gloria sports arena ve because here is gloria” sözcüklerini eklemiş ise de davalı işverenin, paylaşılan fotoğrafların davacının çalıştığı otele ait olmadığı yönünde bir itirazı bulunmadığı gibi paylaşılan fotoğraflardan da aşama aşama ağaçlık alandaki ağaç sayısının azaldığı görülmektedir. Davacının fotoğraflara ilaveten paylaşımda kullandığı sözler ise, Anayasal bir hak olan düşünce ve kanaat …/eleştiri sınırları içerisinde kalmaktadır. Davacının davalı işverenin işçisi olması, bu haklardan yararlanamayacağı anlamına gelmez. Nitekim, normlar hiyerarşisinde de Anayasa bütün kanunlardan önce gelmektedir. Buna göre, davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde olup fesihte haklı ve geçerli neden bulunmadığı anlaşılmıştır. 

O halde, mahkemece, davanın belirtilen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE (…)




< Yer alan Yargıtay kararları her dava açısından özel önem arz etmekle birlikte her zaman emsal niteliği teşkil etmez bu nedenle işlem yapmadan önce avukatınıza danışmanız gerekmektedir/yer alan kararların kullanılması, paylaşılması ve bu işlemlerin sonuçlarından sorumluluk kabul edilmez. İş Hukuku, işçinin eleştiri hakkı, Ticaret Hukuku ve Sözleşmeler Hukukunda uzman avukatlarımızdan makale ve Yargıtay kararlarıyla ilgili sorularınız veya hukuki danışma talepleriniz için ofisimizle irtibata geçerek randevu talep edebilir; online görüşme yapmak için ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. >