202004.14
0

Rekabet Sözleşmesi Hakkında Yargıtay .HD Kararı

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2014/455-2016/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp (çalışan ile şirket arasında yapılan rekabet sözleşmesi açısından inceleme yapıldı), düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin … ürün üretimine ilişkin tasarım, faydalı model ve patentlerinin tescilli olduğunu; davalının müvekkili şirkette 15.14.2011-14.08.2013 tarihleri arasında preshane bölümü sorumlusu olarak çalıştığını, iş akdini haklı gerekçe sunmadan 14.08.2013’de sonlandırdığını, sonra davalının çalışmaya başladığı … ve Tic. A.Ş.’ye bir takım bilgileri sızdırarak haksız menfaat elde ettiğini, müvekkili adına tescilli endüstriyel tasarım ve modelleri kötü niyetle pazarlandığını, üretime yarar özel kalıpların kopyalandığını, bu taklit ürünlerin piyasaya sürüldüğünü, tespit dosyasında 2010/04322 sayılı kompozit duvar tuğlası, 2010/04985 sayılı üçgen panel, 2010/… sayılı tuğla kapağı tasarımlarının benzer ve iltibas yaratacak şekilde olduklarının tespit edildiğini, 14.04.2011 tarihli sözleşme uyarınca davalının ilişiğinin kesilme nedeni ne olursa olsun beş yıl süre ile müvekkili şirket ile rekabet edemeyeceğini, şirkette çalışırken edindiği bilgilerin gizli olduğunu, davalıya 22.08.2013 tarihli ihtarname ile rekabet etmemesi ve gizlilik sözleşmesinde taahhüt ettiği yükümlülüklere aykırı tutumlarına son vermesi konusunun ihtar edildiğini, sonuç alınamadığını, müvekkilinin gelir kaybına uğradığını, tasarım ve faydalı modelden kaynaklı haklarına tecavüz edildiğini ileri sürerek, 2.000 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde, çalışanın şirket için çalıştığı dönem boyunca ya da şirkette herhangi bir yetkiye sahip bulunduğu sürece ve çalışanın şirket ile ilişiğinin kesilmesinden sonra ya da çalışan ile şirket arasında yapılan sözleşmenin feshedilmesinden sonra fesih nedeni ne olursa olsun 5 senelik süre boyunca şirket işi ile doğrudan veya dolaylı olarak rekabet edemeyeceğinin düzenlendiği, anılan maddede işin türü bakınmından bir sınırlamanın bulunmadığı, bunun TBK m. 445’e aykırı olduğu, davalının preshane bölümünde görev yaptığı, başka bir iş kolunda çalışmasının beklenemeyeceği, maddede yer bakımından da sınırlama yapılmadığı, 5 yıllık süre sınırlamasının da rekabet yasağının özel durum ve koşullar dışında 2 yılı aşamayacağı hükmüne

aykırı olduğu, her ne kadar hakim rekabet yasağını süre bakımından sınırlayabilirse de, sözleşmede kanunda öngörülen hiçbir sınırlamaya uyulmadığı, rekabet sözleşmenin geçersiz olduğu, davacıya ait tescilli tasarımların dava dışı şirkette bulunmasının davalının rekabet yasağına aykırılığına delil teşkil etmeyeceği, davalının yaptığı işin gereği olarak davacı ticari sırlarını bilemeyeceği, davalının sahip olduğu bilgileri kullanarak davacıyı zarara soktuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davann reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının işten ayrıldığı tarih itibariyle 6098 sayılı TBK yürürlükte olup anılan Yasanın 445. maddesi gereğince hakimin aşırı nitelikteki rekabet yasağını sınırlandırma yetkisi bulunuduğundan, sözleşmenin geçersiz olduğuna yönelik mahkemenin gerekçesi yerinde değilse de, davalının ticari sırlara vakıf olmadığına yönelik gerekçesinin yerinde olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



<< Yer alan Yargıtay kararları her dava açısından özel önem arz etmekle birlikte her zaman emsal niteliği teşkil etmez bu nedenle işlem yapmadan önce avukatınıza danışmanız gerekmektedir/yer alan kararların kullanılması, paylaşılması ve bu işlemlerin sonuçlarından sorumluluk kabul edilmez. İş Hukuku, Ticaret Hukuku ve Sözleşmeler Hukukunda uzman avukatlarımızdan makale ve Yargıtay kararlarıyla ilgili sorularınız veya hukuki danışma talepleriniz için ofisimizle irtibata geçerek randevu talep edebilir; online görüşme yapmak için ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. >>