202005.01
0

İş Kanunu Uyarınca Çalışma Süreleri Üzerine İnceleme

İşçilerin çalışma sürelerinin belirlenmesi açılmış olan işçilik alacak davalarında önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişen teknoloji ile farklı çalışma şekillerinin ortaya çıkması ve farklı sektörlerde çalışan işçilerin çalışma şekillerinin değişiklik göstermektedir. Bu çalışmamızda iş yerlerinde uygulanan çalışma süreleri, çalışma süresinden sayılan ve sayılmayan haller, çalışma süresinin çalışma günlerine bölünmesi ve fazla çalışma sürelerinin hesaplanması gibi konuları ele alacağız.

4857 S. KANUN UYARINCA ÇALIŞMA SÜRESİ İÇERİSİNDE SAYILAN HALLER

4857 S. Kanun ve ilgili mevzuatta çalışma sürelerini genel halleri itibariyle açıklanmış olup, İş Kanunu’nun 66’ncı maddesi uyarınca çalışma sürelerinden sayılan haller açıklanmıştır. Kanuna göre çalışma süresinden sayılan haller:

*Madenlerde, taşocaklarında yahut her ne şekilde olursa olsun yeraltında veya su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere veya asıl çalışma yerlerine inmeleri veya girmeleri ve bu yerlerden çıkmaları için gereken süreler

*İşçilerin işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde yolda geçen süreler. (Kanunun bu düzenlemesi özellikle ilaç mümessilleri ve montaj işlerinde çalışan işçiler açısından önem arz etmektedir; çünkü bu ve benzeri çalışma kollarında çalışan işçilerin mesailerinin uzun bir kısmı araç içerisinde geçmekte olup bu işçiler başka yerlerde çalıştırılmak üzere gönderilmektedir. Yolda geçen sürelerin işçinin fiilen çalıştığı süre olarak kabul edilmesi gerekmekte olup fazla çalışma ücreti bakımından bu hesap önem kazanmaktadır. Ancak işçilerin işe gelip giderken yolda geçirdikleri sürelerin ise çalışma süresi olarak kabulü mümkün değildir.)

*İşçinin işinde ve her an iş görmeye hazır bir halde bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler. (Bu hükmün öne çıkardığı özellik ise, işçilerin çalışma süreleri hesaplanırken “fiili çalışma” koşulunun şart olmadığı, işçilerin işveren tarafından verilecek iş için hazırda bekleyen işçinin; örneğin şoför, hastane acil servisinde bekleyen personel, ambulans şoförü, paramedik gibi çalışanların işi bekledikleri sırada geçen süreler çalışma süresinden sayılacaktır.[1])

*İşçinin işveren tarafından başka bir yere gönderilmesi veya işveren evinde veya bürosunda yahut işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler. (fiili çalışmanın önemli olmaması yanında bu hüküm ile getirilen önemli bir düzenleme de işçinin “asıl işi” olmasa da sırf işveren talebiyle işyerinden farklı bir yere gönderilmesi ile farklı bir iş yaptırılması veya meşgul edilmesi çalışma süresi olarak sayılmaktadır. Örneğin; asıl işi giyim mağazasında satış danışmanı veya reyon görevlisi olan işçinin her ay düzenli olarak bir gününü işverenin faturalarını ve ödemelerini yapmak için görevlendirilmesi durumunda bu süreler de çalışma süresinden sayılacak olup; özellikle parmak izi okutma vb. çalışma süresi takibi yapan işyerleri açısından işçilere bu ve benzeri haller hak kayıpları yaratabilmektedir.)

*Çocuk emziren kadın işçilerin çocuklarına süt vermeleri için belirtilecek süreler. (Gebe veya emzikli kadınların Çalıştırılması şartlarıyla emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarına dair yönetmelik” uyarınca da bu hükme yer verilmiş olup kadın işçilerin bir yaşından küçük çocuklarının emzirmeleri için verilen bir buçuk saat süt izninde geçen süreler de çalışma süresinden sayılmaktadır.

*Demiryolları, karayolları ve köprülerin yapılması, korunması ya da onarım ve tadili gibi, işçilerin yerleşim yerlerinden uzak bir mesafede bulunan işyerlerine hep birlikte getirilip götürülmeleri gereken her türlü işlerde bunların toplu ve düzenli bir şekilde götürülüp getirilmeleri esnasında geçen süreler. (İşyerleri değişen, ve işçilerin ikamet adreslerine uzak bir bölge olması sonucu işçileri bu bölgelere taşınması çalışma süresi içerisinde sayılacaktır. Çünkü burada işçinin işe gidip gelmesi; normal işyeri merkezine gidip gelmesi gibi değil “işin niteliği dolayısıyla” geçirilen bir süre olarak görülmektedir.[2]

 

KANUNUN YORUMU VE ÇALIŞMA KOŞULLARINA GÖRE ÇALIŞMA SÜRESİ SAYILMASI GEREKEN HALLER

Hiç şüphesiz ki her geçen gün gelişen ve değişen çalışma koşulları farklı çalışma modellerini ortaya çıkarmıştır. Günümüzde birçok işçinin çalışma saatlerinin hesaplanmasının zorlaştığı da ortadadır. Yukarıda sayılmış olan 4857 S. Kanun’un 66’ncı maddesi hükümleri sınırlı sayı olarak sayılmamış olup kanımızca çalışma sürelerine dair genel bir çerçeve çizmiştir. Bu nedenle farklı çalışma tiplerinde çalışma süresi olarak sayılması gereken hallerin olduğu da söylenebilecektir.

*Özellikle akıllı telefonlar üzerinden yaygın kullanılan görüşme programları üzerinden işçilerin çalıştıkları iş ile ilgili olarak günün her saatinde meşgul edilmeleri veya hesap verebilir şekilde bekliyor oluşları çalışma süreleri içerisinde sayılması gerekmektedir. Mahkemeler nezdinde bu sürelerin hesabına ilişkin karşılaştığımız emsal bir karara rastlanmamaktaysa da bu konuda ilerleyen yıllarda önemli değişikliklerin ve kararların çıkacağını görüşündeyiz.

*2020 yılının ilk yarısında karşı karşıya kaldığımız Covid-19 Salgını dolayısıyla bir çok işyerinin evden çalışma yöntemine geçmiş olması nedeniyle; bu evden çalışma ihtiyacının uzun bir sürece yayılması durumunda önümüzdeki yıllarda mahkemelere yansıyacak önemli uyuşmazlıkların ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Özellikle işçinin çalışma süresinin hesabı, tespiti ve ispatı işçiler açısından önem arz edecektir.

Bu ve benzeri hesapların yapılması sırasında kanunun özü göz önünde bulundurularak; işçinin işini yapmak üzere hazır halde bekletilmesi, işçilerin evde geçirdiği sürelerde serbest olup olmadıklarının belirlenebilmesi, işçiler evden çalışmaya geçmeden önce kendilerine verilen talimatlar gibi hususların özellikle incelenmesi gerekecektir.

ÇALIŞMA SÜRELERİ

*4857 S. Kanun madde 63 hükmüne göre haftalık normal çalışma süresi en fazla 45 saattir.

*45 saatlik çalışma süresinin üzerinde normal çalışması belirlenmesi mümkün olmayıp 63’üncü madde hükmü emredici niteliktedir. (Denkleştirme çalışması hükümleri saklıdır)

*Aksi kararlaştırılmamış veya çalışma şartlarından aksi anlaşılmıyorsa haftalık çalışma süresi işyerinde çalışılan günlere eşit ölçüde bölünür.

*AB’nin 93/104(2003/88) sayılı yönergesine göre “tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde 11 saati geçmemek üzere farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz.” Hükmü ile işçinin denkleştirme süreleri ile çalışması hali saklı tutulmuştur. Örneğin işyeri merkezinde çalışan işçiler açısından hesap; normal çalışma süresi olan 45 saati işyerinde çalışılan 5 güne bölünerek günlük 9 saat olarak hesap edilse bile işyerinin dışında çalışan farklı görevi olan işçinin bu hesaba uyarak çalışma süresi hesaplaması doğru olmayacaktır. Aynı işyerinde çalışan işçiler de olsa çalışma süreleri yapılan işin niteliğine ve işçiye göre farklı şekilde hesaplanmalıdır.

*Denkleştirme Süresi İle Çalışma: konu yoğunlaştırılmış çalışma haftası hükümleri yukarıda saydığımız çalışma süreleri haricinde ayrıca incelenmesi gereken bir husus olup bu konuda işverenin tek taraflı bir uygulama yetkisi bulunmamaktadır. Bu konuda tarafların anlaşması gerekmekte olup iş sözleşmesiyle de kararlaştırılabilir. Yoğunlaştırılmış iş haftası uygulamasında her halükârda işçinin günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz ve denkleştirme süresi içinde haftalık çalışma süresi yasal veya sözleşme ile getirilen normal çalışma süresini aşamaz. Yani; yoğunlaştırılmış iş haftasında hangi günlerde ne kaç saat çalışma yapılacağı hesaplanmalı buna müteakip iki (veya dört) aylık süre içinde işçi daha kısa sürelerle çalıştırılmak veya boş gün verilmek suretiyle denkleştirme yapılmaktadır.

*Gece Çalışması ve Süreler: en geç saat 20.00’da başlayarak en erken 06.00’a kadar geçen süre kanunen “gece” olarak tanımlanmaktadır. İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez. (Ancak, turizm, özel güvenlik ve sağlık hizmeti yürütülen işlerde işçinin yazılı onayının alınması şartıyla yedi buçuk saatin üzerinde gece çalışması yaptırılabilir.) Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir çalışma haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci çalışma haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur; postası değiştirilecek işçi kesintisiz en az onbir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz.

ÇALIŞMA SÜRELERİNİN ÖNEMİ VE SONUÇ

Yukarıda sayılmış olan çalışma süreleri genel nitelikte olup bu çalışma sürelerinin hesabı işçilerin fazla çalışma ücreti alacaklarının hesabında özellikle önem kazanmakta olup işçiler ve işveren açısından çok büyük önem arz etmektedir. Özellikle esnek çalışma saatleri, denkleştirme süreli çalışmaların yanlış uygulaması işveren açısından önemli zararlar ortaya çıkarmakta; çalışma sürelerinin hesabını genel itibariyle anlayamamış işçiler açısından ise fazla çalışma ücreti alacakları azalmaktadır.

Çalışma koşulları ve çalışılan sektöre göre çalışma süreleri değişiklik gösterebilecek olup; işçilerin bu süreler dolayısıyla önemli işçilik alacakları doğmaktadır. İşçilerin çalışma sürelerinin hesabı için arabuluculuk görüşmesine katılmadan veya dava açmadan önce avukatları ile görüşerek özel hukuki destek almaları gerekmektedir.

**Fazla Çalışma ve Fazla Çalışma Ücretinin Hesaplanması Hakkında Bilgiler İçin Tıklayınız.

[1] Bireysel İş Hukuku, Prof. Dr. Öner Eyrenci/Prof. Dr. Savaş Taşkesti/ Prof Dr. Devrim Ulucan,syf.241

[2] İş Hukuku Dersleri, Prof. Dr. Nuri Çelik, syf.303

.

< İş hukukunda uzman avukatlarımızdan çalışma süreleri, fazla çalışma, denkleştirme çalışması vb. konularda makale ve Yargıtay kararlarıyla ilgili sorularınız veya hukuki danışma talepleriniz için ofisimizle irtibata geçerek randevu talep edebilir; online görüşme yapmak için ayrıntılı bilgi alabilirsiniz. >