Ticari faaliyetlerde bulunan veya tüketici sıfatıyla sözleşmelere taraf olan müvekkillerin imzaladıkları sözleşmelerin aleyhe sonuç doğurmaksızın devamını sağlamak amacıyla sözleşme metinlerinin hazırlanmasından taraflarca imza altına alınmasına kadar olan süreçte büromuzda danışmanlık hizmeti verilmektedir. Sözleşmeler hukuku; ticaret hukuku, tüketici hukuku, turizm hukuku dahil olmak üzere özel hukukunun temelini oluşturmaktadır. Teorik bilgiler ve uygulamada yaşanan problemlerden yola çıkılarak hazırlanmış olan ayrıntılı kontrol listeleri aracılığıyla müvekkillerin sözleşme incelemeleri kısa süre içerisinde yapılmakta olup risk analizi niteliğinde değerlendirmeler yapılmaktadır. Ayrıca söz konusu sözleşmelerin uygulanması veya haksız feshi dolayısıyla ortaya çıkan problemlerin çözülmesi konusunda büromuzda etkin hukuki destek verilmektedir.

Sözleşmeler Hukuku İle İlgili Sitemizde Yer Alan Makaleler:


Büromuzun kurucu ortakları Av. Arman Ahmet Öztan sözleşmeler hukuku alanında çalışmakta olup özel hukuka ilişkin sözleşmelerin düzenlenmesiyle ilgili bir çok uzmanlık eğitimine katılmıştır.

  • Ticari Satım Sözleşmeleri
  • Adi Ortaklık Sözleşmeleri
  • Limited/Anonim Şirket Kuruluş Sözleşmeleri
  • Taşeron Şirket Sözleşmeleri
  • İşyeri ve Konut Kira sözleşmeleri
  • Finansal Kiralama Sözleşmeleri
  • Franchise Sözleşmeleri
  • Acente ve Distribütörlük Sözleşmeleri
  • Taşıma ve Lojistik Süreç Sözleşmeleri
  • Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri
  • İpotek ve Rehin Sözleşmeleri
  • İş Sözleşmeleri ve Personel Yönetmelikleri
  • Miras Taksim Sözleşmeleri
  • Ticari Faaliyet Sözleşmeleri
  • Tüketici Sözleşmeleri




Sözleşmeler Hukuku

Türk Borçlar Kanunu’nun ilk maddesine göre “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur”. Bu durumda akdin kurulmasını sağlayacak, taraflar arasında irade açıklamaları gerekmektedir. Bir sözleşmeyi kurmak amacıyla diğer tarafa yöneltilen, en azından kurulmak istenilen sözleşmenin esaslı noktalarını içeren ve karşı tarafa ulaşmış olması gereken icaba karşı, diğer tarafın (muhatabın) kabulü yönündeki irade açıklamasıyla sözleşme taraflar arasında kurulmuş sayılacaktır. Özel hukuk kurallarına göre “sözleşmeler” düzenlenme şekilleri ve borçlar hukukundaki sözleşme serbestisi ilkesi düşünüldüğünde geniş bir anlam ifade etmektedir. Yani iradeleri sözleşme kurulması yönünde olan kişilerin hukuka aykırı olmadığı müddetçe diledikleri her konuda sözleşme yapma hakkı bulunmaktadır.Sözleşmelerin taraflara yüklediği borçların bu denli farklılık arz etmesi ve sözleşmelerin bu kadar geniş bir düzenleme içerisinde bulunması, sözleşme taraflarının sözleşmenin varlığına veyahut sözleşme kurulmamış olmasına rağmen bir sözleşmenin kurulacağına dair hissettikleri güvenlerinin ve eylemlerinin korunmasını gerektirmektedir. Bir sözleşme, tarafların sadece anlaşmaya vardıkları zamanı değil, tarafların sözleşmenin konusu, şartları, hakları ve yükümlülüklerini tartıştıkları uzun bir süreçte hatta sözleşmenin sona ermesinden sonrasında dahi hukuki sonuç doğurabilmektedir. “Akit, bir süreçtir. Taraflar, akit kurulmadan önce akdin içeriği, şartları içerdiği hak ve yükümlülükler üzerinde görüşmeler yapar. Bu görüşmelerin başlaması ile taraflar arasında hukuki ilişki kurulur.” Medeni kanunun 2. Maddesinde düzenlenmiş olan “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmü ile birlikte sözleşme serbestisi ilkesi göz önüne alındığında sözleşme kurulmasına dair uzun bir süreç içerisinde, farklı aşamalarda, korunmaya değer taraf menfaatlerinin varlığı söz konusu olacaktır.​